Çağdaş Sözlük

tecelli ~ تجلی

Kamus-u Fransevi - tecelli ~ تجلی maddesi. Sayfa: 345 - Sira: 17

Qu'est-ce que tecelli تجلی , le sens du mot تجلی. A propos تجلی turque. Dictionnaire de langue ottomane

تجلی fransızca ne demek, تجلی anlamı, manası, fransızca osmanlıca sözlük

تجلی ماذا تقصد الفرنسية تجلی وسائل الفرنسية تجلی معنى الفرنسي، قاموس العربية الفرنسية

tecelli ~ تجلی güncel sözlüklerde anlamı:

teceliâ ::: (a. i. cilve'den) : (bkz. : tecellî).

tecellî ::: (a. i. celâ ve. celv'deri. c. : tecelüyât) : 1) görünme; belirme. 2) kader, talih. 3) Allah'ın lûtfuna nail olma. 4) tas. hak nurunun tesîriyle makbul kulların kalbinde ilâhî sırların ayan olması hâli. [zıddı : "setr"]

tecellî-i âsâr ::: tas. cismânî suretteki şahadet âlemi.

tecellî-i ef'âl ::: tas. Allah'ın fiillerinden bir fi'lin, kulun kalbine münkeşif olması.

tecellî-i esma ::: tas. Allah'ın esmâ-i hüsnâsından (Allah adlarından) bir ismin abdin kalbine münkeşif olması.

tecellî-i rahîmî ::: tas. Allah tarafından mü'minle-re, sıddîklere ifâza olunan kemâlât.

tecellî-i rahmani ::: tas. Allah tarafından mevcudata ifâza olunan vücut.

tecellî-i sıfat ::: tas. Allah'ın sıfatlarından bir sıfatın kulun kalbinde münkeşif olması.

tecellî-i sıfâtî ::: tas. mebdei, zâtten temeyyüz ve taayyün edecek veçhile ilâhî sıfatlardan bir sıfatla vuku' bulan tecellî.

tecellî-i şuhûdi ::: tas. nur ismi ile müsemmâ (adlanmış) olan vücûdun zuhuru.

tecellî-i zatî ::: tas. hiçbir sıfat îtibar etmeksizin mebde-i zât olan tecellî.

teceliâ ::: (a. i. cilve'den) : (bkz. : tecellî).

tecellî ::: (a. i. celâ ve. celv'deri. c. : tecelüyât) : 1) görünme; belirme. 2) kader, talih. 3) Allah'ın lûtfuna nail olma. 4) tas. hak nurunun tesîriyle makbul kulların kalbinde ilâhî sırların ayan olması hâli. [zıddı : "setr"]

tecellî-i âsâr ::: tas. cismânî suretteki şahadet âlemi.

tecellî-i ef'âl ::: tas. Allah'ın fiillerinden bir fi'lin, kulun kalbine münkeşif olması.

tecellî-i esma ::: tas. Allah'ın esmâ-i hüsnâsından (Allah adlarından) bir ismin abdin kalbine münkeşif olması.

tecellî-i rahîmî ::: tas. Allah tarafından mü'minle-re, sıddîklere ifâza olunan kemâlât.

tecellî-i rahmani ::: tas. Allah tarafından mevcudata ifâza olunan vücut.

tecellî-i sıfat ::: tas. Allah'ın sıfatlarından bir sıfatın kulun kalbinde münkeşif olması.

tecellî-i sıfâtî ::: tas. mebdei, zâtten temeyyüz ve taayyün edecek veçhile ilâhî sıfatlardan bir sıfatla vuku' bulan tecellî.

tecellî-i şuhûdi ::: tas. nur ismi ile müsemmâ (adlanmış) olan vücûdun zuhuru.

tecellî-i zatî ::: tas. hiçbir sıfat îtibar etmeksizin mebde-i zât olan tecellî.

tecellî ::: görünme, belirme.

TECELLi ::: Evliyâ herkes gibi, bir mezhebe tâbi olarak yükselmişlerdir. Ahkâm-ı İslâmiyye'ye yapışmak, bir ağaç dikmek gibidir. Evliyâya hâsıl olan ilimler, mârifetler, tecellîler keşfler, ve muhabbet-i zâtiyye bu ağacın meyveleri gibidir. (Rükneddîn-i Çeştî)

Zât-ı ilâhînin (Allahü teâlânın) tecellîsi bu dünyâda yalnız Muhammed aleyhisselâma nasîb oldu. Başkalarına ise âhirette nasîb olacağı bildirildi. (İmâm-ı Rabbânî)

Allahü teâlâ insanın kalbine tecellî eder. Fakat bu tecellî Allahü teâlânın sıfatlarının tecellîsidir. (Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî)

Tasavvufta keder ve ümidsizlik yoktur. Yalnız sevgi ve tecellîler vardır. (Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî)

Tecelli ::: Bildirme, görünme. Tasavvuf düşüncesine ve bu düşünüşü benimsemiş kimselere göre gördüğümüz her şey Tanrı'nın bir tecellisidir.

tecellî ::: görünme , ortaya çıkma

tecelli ::: görünme

tecellî ::: ‬görünme

tecellî ::: ortaya çıkma

tecellî ::: kader

teceliâ ::: (a. i. cilve'den) (bkz. : tecellî).

tecellî ::: (a. i. celâ ve. celv'deri. c. : tecelüyât) 1) görünme; belirme. 2) kader, talih. 3) Allah'ın lûtfuna nail olma. 4) tas. hak nurunun tesîriyle makbul kulların kalbinde ilâhî sırların ayan olması hâli. [zıddı :

teceliâ ::: (a. i. cilve'den) (bkz. : tecellî).

tecellî ::: (a. i. celâ ve. celv'deri. c. : tecelüyât) 1) görünme; belirme. 2) kader, talih. 3) Allah'ın lûtfuna nail olma. 4) tas. hak nurunun tesîriyle makbul kulların kalbinde ilâhî sırların ayan olması hâli. [zıddı :

tecelli ::: cilve, kader