tabii ~ طابیعی
Hazine-i Lûgat - tabii ~ طابیعی maddesi. Sayfa: 312 - Sira: 4

Qu'est-ce que tabii طابیعی , le sens du mot طابیعی. A propos طابیعی turque. Dictionnaire de langue ottomane
طابیعی fransızca ne demek, طابیعی anlamı, manası, fransızca osmanlıca sözlük
طابیعی ماذا تقصد الفرنسية طابیعی وسائل الفرنسية طابیعی معنى الفرنسي، قاموس العربية الفرنسية
tabii ~ طابیعی güncel sözlüklerde anlamı:
TABii ::: Tabiat icabı olan. Tabiatla alâkalı. Normal. Kendiliğinden.(...İşte meşiet-i İlâhiyye ile vücuda gelen işlerde "inşâallah inşâallah" yerine "Tabiî tabiî" demek ne kadar hata ve muhalif-i hakikat olduğunu kıyas et... M.)
TABii ::: Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ı sağ iken görmüş olan mü'minlerle yani Ashabla görüşmüş ve onlardan ders almış olan sâlih müslümanlar. (Bak: Ashab)
tabiî ::: (a. s.) : 1) tabîatle ilgili. 2) tabîat îcâbı olan. 3) olağan. [müen. : tabîiyye] [zıddı : "sun'î"]
tabiî ::: tabiatla ilgili, kendiliğinden.
Tabii :::
- Doğada olan, doğada bulunan.
- Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi
Örnek: Sıcaklar arttıkça serin yerler aramak, âdeta tabii bir ihtiyaç hâline geliyor. A. Rasim - Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan
Örnek: Beklenen cevap gelince derhâl yazılacağı tabiidir. Atatürk - Yapmacık olmayan, doğal
Örnek: Eğer sürmenin üstüne bunu sürmezsen renk tabii olmaz. P. Safa - Katıksız, saf, doğal.
- Tabi.
tabîî ::: doğal , doğal olarak
tabiî ::: kendiliğinden
tabîî ::: doğal
tabîî ::: doğal olarak
tabiî ::: (a. s.) 1) tabîatle ilgili. 2) tabîat îcâbı olan. 3) olağan. [müen. : tabîiyye] [zıddı :
tabii ::: doğal, olağan, saf
TABİÎ :::