ehliyet ~ اهليت
Hazine-i Lûgat - ehliyet ~ اهليت maddesi. Sayfa: 90 - Sira: 3

Qu'est-ce que ehliyet اهليت , le sens du mot اهليت. A propos اهليت turque. Dictionnaire de langue ottomane
اهليت fransızca ne demek, اهليت anlamı, manası, fransızca osmanlıca sözlük
اهليت ماذا تقصد الفرنسية اهليت وسائل الفرنسية اهليت معنى الفرنسي، قاموس العربية الفرنسية
ehliyet ~ اهليت güncel sözlüklerde anlamı:
ehliyyet ::: (a. i.) : 1) işe yarar halde bulunuş, bir işi hak edebilecek durumda bulunuş, salâhiyet, * yetki. 2) mâhirlik, iktidar, liyâkat, kabiliyet, kifayet, mensubiyet, akrabalık. 3) iktidar, liyâkat ve kabiliyet vesikası. 4) kadın adı.
EHLiYET ::: Alış-verişin sahîh (dînen doğru, mûteber) olması için, alıcı ve satıcıda ehliyet şartı aranır. Akıllı olmayan çocuk, velîsinin (meselâ babasının) izni olsa da, alış-veriş ehliyeti olmadığı için, yaptığı alış-veriş sahîh değildir. Çocuk yedi yaşında akıllı olur. (Hamza Efendi)
EHLiYET ::: Alış-verişin sahîh (dînen doğru, mûteber) olması için, alıcı ve satıcıda ehliyet şartı aranır. Akıllı olmayan çocuk, velîsinin (meselâ babasının) izni olsa da, alış-veriş ehliyeti olmadığı için, yaptığı alış-veriş sahîh değildir. Çocuk yedi yaşında akıllı olur. (Hamza Efendi)
Ehliyet :::
- Sürücü belgesi.
- Ustalık, uzluk
Örnek: Üstat, ehliyetin son olgunluk merhalesini ifade ettiğinden yaş, baş ve sakal mefhumlarını da ihtiva ederdi. A. Haşim
ehliyet ::: iktidar , layık olma , hak etme
ehliyyet ::: beceri sahipliği , yeterlilik , yetki , yeterlik
ehliyyet ::: (a. i.) 1) işe yarar halde bulunuş, bir işi hak edebilecek durumda bulunuş, salâhiyet, * yetki. 2) mâhirlik, iktidar, liyâkat, kabiliyet, kifayet, mensubiyet, akrabalık. 3) iktidar, liyâkat ve kabiliyet vesikası. 4) kadın adı.
ehliyet ::: sürücülük vesikası