Çağdaş Sözlük

bahr ~ بحر

Hazine-i Lûgat - bahr ~ بحر maddesi. Sayfa: 109 - Sira: 24

Qu'est-ce que bahr بحر , le sens du mot بحر. A propos بحر turque. Dictionnaire de langue ottomane

بحر fransızca ne demek, بحر anlamı, manası, fransızca osmanlıca sözlük

بحر ماذا تقصد الفرنسية بحر وسائل الفرنسية بحر معنى الفرنسي، قاموس العربية الفرنسية

bahr ~ بحر güncel sözlüklerde anlamı:

BAHR ::: (C.: Bihâr - Ebhâr - Ebhur - Buhur) Deniz. * Âlim. Çok bilen. * Büyük göl veya nehir. * Yarmak, yırtmak. * Çok yürüyen at. * İyi kimse. * Deve hastalığı. * Aruzda aslî bir vezinle ondan tevellüd eden vezinler mecmuası. Bunlardan Arap nazmı haricinde kullanılan bahirler şunlardır:1- Hezec (Neş'eyle şarkı söyleme):a) Mefâîlün, mefâîlün, mefâîlün, mefâîlün.b) Mefâîlün, mefâîlün, feûlün.c) Mefâîlün, feûlün, mefâîlün, feûlün.d) Mef'ûlü, mefâîlün, mef'ûlü, mefâîlün.e) Mef'ûlü, mefâîlü, mefâîlü, feûlün.g) Mef'ûlü, mefâîlü, feûlün.2- Recez (Titrek):a) Müstef'ilün, müstef'ilün, müstef'ilün, müstef'ilün. b) Müfte'ilün, müfte'ilün, müfte'ilün, müfte'ilün.c) Müfte'ilün mefâilün, müfte'ilün, mefâilün.d) Müfte'ilün, müfte'ilün, fâilün.e) Müstef'ilâtün, müstef'ilâtün.f) Mefâilün, mefâilün, mefâilün, mefâilün.3- Remel (Koşan):a) Fâilâtün, fâilâtün, fâilâtün, fâilün.b) Fâilâtün, fâilâtün, fâilün.c) Fâilâtün (feilâtün) feilâtün, feilâtün, feilün (fa'lün).d) Fâilâtün (feilâtün), feilâtün, feilün (fa'lün).4- Münserih (Akıcı):a) Müfte'ilün, fâilün, müfte'ilün, fâilün.b) Müstef'ilün, feûlün, müstef'ilün, feûlün.5- Muzari' (Benziyen):a) Mef'ûlü, fâilâtü, mefâîlü, fâilün.b) Mef'ûlü, fâilâtün, mef'ûlü, fâilâtün.6- Müctes (Kopmuş): a) Mefâilün, feilâtün, mefâilün, feilâtün.b) Mefâilün, feilâtün, mefâilün, feilün (fa'lün).7- Seri' (Çabuk):a) Müfte'ilün, müfte'ilün, fâilün.8- Hafif:a) Fâilâtün (feilâtün), mefâilün, feilün (fa'lün)9- Mütekarib (Yakın):a) Feûlün, feûlün, feûlün, feûlün.b) Feûlün, feûlün, feûlün, feûl.10 - Kâmil:a) Mütefâilün, mütefâilün, mütefâilün, mütefâilün. b) Mütefâilün, feûlün, mütefâilün, feûlün.

bahir ::: (a. i.) : deniz, (bkz : bahr, deryfi).

Bahr ::: (a. i. c. : bihâr, ebhâr, ebhur, buhur) : 1) deniz. 2) büyük göl veya nehir.

Bâhr-i Ahdar ::: Hint okyanusu.

Bahr-i Ahmer ::: Ktzıldeniz, Şap denizi.

Bahr-i Ebyaz ::: İskandinavya yarımadasının doğusunda Novaya Zemliya adasına kadar olan deniz..

Bahr-i Hazer ::: Hazer denizi.

Bahr-i Kulzum ::: Şap denizi, Kızıl deniz.

Barh-i Lût ::: Filistinde, seviyesi denizden çok aşağıda ve çok şaplı bir göl.

Bahr-i Muhiti Atlâsî ::: Atlas okyanusu.

Bahr-i Muhît-i Kebîr, Bahr-i Muhît-i Mutedil ::: Büyük okyanus, Pasifik okyanusu.

Bahr-i Muhit-i Şimalî ::: İskandinavya yarımadasının batısından İngiltere adalarına kadar uzanan deniz.

Bahr-i Muhît-i Hindî ::: Hind yarımadasının doğusunda kalan deniz.

Bahr-i Mutavassıt ::: Akdeniz.

Bahr-i Müncemid-i Cenubî ::: cenup (güney) kutbunu çeviren deniz.

Bahr-i Müncemid-i Şimalî ::: şimal (kuzey) kutbunu çeviren deniz.

Bahr-i Rûm ::: Akdeniz.

Bahr-i Sefîd ::: Akdeniz.

Bahr-i Siyah ::: Karadeniz.

Bahr-i Sükûn ::: (bkz : Bahr-i lût). [sularının son derece kesîf oluşundan üzerinde hiç bir dalga bulunmadığından bu ad verilmiştir].

Bahr-i Umman ::: Arap yarımadasının güneyi ile İran güneyi arasında kalan deniz.

::: 3. aruz'da aslî bir vezinle ondan doğan vezinler mecmuası. Bunlardan Arap nazmı hâricinde kullanılan bahirler şunlardır

1) hezec ::: (neşeyle şarkı söyleme) :

::: a) mefâîlün, mefâîlün, mefâîlün, mefâîlün.

::: b) mefâîlün mefâîlün, faulün.

::: c) mefâîlün, faulün, mefâîlün, faulün.

::: d) mef'ûlü, mefâîlün, mef'ûlü, mefâîlün.

::: e) mef'ûlü, mefâîlü, mefâîlü, faulün.

::: f) mef'ûlü, mefâîlün, faulün.

::: g) mef'ûlü, mefâîlü, faulün.

2) recez ::: (Titrek) :

::: a) müstef'ilün, müstef'ilün, müstef'ilün, müs­tef'ilün.

::: b) müfte'ilün, müfte'ilün, müfte'ilün, müf­te’liün,

::: c) müfte'ilün, mefâilün, müfte'ilün, mefâilün.

::: d) müfte'ilün, müfte'ilün, fâilün. (bkzse­rî').

::: e) müstef'ilâtün, müstef'ilâtün.

::: f) mefâilün, mefâilün, mefâilün, mefâilün.

3) remel ::: (koşan) :

::: a) fâilâtün, fâilâtün, fâilâtün, fâilün.

::: b) fâilâtün, fâilâtün, fâilün.

::: c) fâilâtün (=failâtün), fâilâtün, fâilâtün, failün ( =fa'lün ).

::: d) fâilâtün (=failâtün), failâtün,failün ( =fa'lün).

4) münserih ::: (akıcı) :

::: müfte'ilün, fâilün, müfte'ilün, fâilün.

::: müstef'ilün, faulün, müstef'ilün, faulün.

5) muzâri' ::: (benziyen) :

::: mef'ûlü, fâilâtü, mefâîlü, fâilün.

::: mef'ûlü, fâilâtün, mef'ûlü, fâilâtün.

6) müctes ::: (kopmuş) :

::: a) mefâilün, failâtün, mefâilün, failâtün.

::: b) mefâilün, failâtün, mefâilün, failün (=fa'-lün).

7) serî' ::: (çabuk) :

::: a) müfte'ilün, müfte'ilün, fâilün. (bkzre-cez, d).

8) hafif ::: (hafif)

::: a) fâilâtün (= failâtün), mefâilün, failün (=fa'lün).

9) mütekarib ::: (yakın) :

::: a) faulün, faulün, faulün, faulün.

::: b) faulün, faulün, faulün, faul.

10) kâmil ::: (yetkin) :

::: a) mütefâilün,fâilün,mütefâilün,müte­fâilün.

::: b) mütefâilün, faulün, mütefâilün, faulün.

11) tavîl ::: (uzun) :

::: [her mısraı, 15-20 ve hattâ daha fazla "fai-lâtün" (birincisinde "fâilâtün" de olabilir) ile bir "failün (= fa'lün)" den terekkübeder : Bu, oka-dar kullanışlı değildir].

::: 4. mec. Çok bilen, bilgisi geniş olan kimse, (bkz : bahir).

bahr ::: deniz.

bahr ::: deniz

bahr ::: ‬deniz

bahir ::: (a. i.) deniz, (bkz : bahr, deryfi).

BAHR :::

(C.: Bihâr - Ebhâr - Ebhur - Buhur) Deniz. * Âlim. Çok bilen. * Büyük göl veya nehir. * Yarmak, yırtmak. * Çok yürüyen at. * İyi kimse. * Deve hastalığı. * Aruzda aslî bir vezinle ondan tevellüd eden vezinler mecmuası. Bunlardan Arap nazmı haricinde kullanılan bahirler şunlardır:1- Hezec (Neş'eyle şarkı söyleme):a) Mefâîlün, mefâîlün, mefâîlün, mefâîlün.b) Mefâîlün, mefâîlün, feûlün.c) Mefâîlün, feûlün, mefâîlün, feûlün.d) Mef'ûlü, mefâîlün, mef'ûlü, mefâîlün.e) Mef'ûlü, mefâîlü, mefâîlü, feûlün.g) Mef'ûlü