Çağdaş Sözlük

hadis ~ حدیث

Hazine-i Lûgat - hadis ~ حدیث maddesi. Sayfa: 197 - Sira: 4

Qu'est-ce que hadis حدیث , le sens du mot حدیث. A propos حدیث turque. Dictionnaire de langue ottomane

حدیث fransızca ne demek, حدیث anlamı, manası, fransızca osmanlıca sözlük

حدیث ماذا تقصد الفرنسية حدیث وسائل الفرنسية حدیث معنى الفرنسي، قاموس العربية الفرنسية

hadis ~ حدیث güncel sözlüklerde anlamı:

HaDiS ::: Yeni. So adan olan şey. Değişen. Hudus eden.

HADiS ::: Her söylenişinde yeni haber gibi dinlenmeğe lâyık. Peygamberimizin (A.S.M.) sözü, emri ve hareketi. Sünnet-i Nebeviyye. Hadisten bahseden ilim. (Bak: Tevâtür)

hadîs ::: (a. i. c. : ehâdîs) : 1) Peygamberimizin kutsal sözü. 2) hadîsten bahseden ilim.

hadis-i kudsî ::: mânâsı vahyedilen, kelimesi Peygamberimizden sudur eden (çıkan) kutsal söz.

hadîs-i mevzu' ::: bir başkası tarafından söylenip, Peygamberimize isnâd olunan söz.

hadîs-i mürsel ::: Peygamberimiziden işitildiğl söylenilen söz.

hadîsi nebevî ::: (bkz. : hadîs-i kudsî).

hadîs-i sahih ::: doğru ve adaletli bir râvîye dayanan hadîs-i şerîf. 3) s. yeni. taze.

hadîs-üs-sinn ::: (yaşı taze) : genç, delikanlı, (bkz. : nev-civân, hades 4) 4) haber, kıssa, söz, söylenti.

hadis ::: (a. s. hudûs'dan.) : 1) hudûs eden, çıkan, meydana gelen. 2) yeni, yeni çıkan.

hadîs ::: Peygamberimizin sözü.

hâdis ::: so adan var olan.

HaDiS ::: Âlemin hâdis olduğunu gösteren ikinci bir delil de âlemin her zaman bozularak değişmesidir. (Kemahlı Feyzullah)

HADiS ::: Uydurduğu bir süzü, hadîs olarak söyleyen kimse, Cehennem'de azâb görecektir. (Hadîs-i şerîf-Buhârî)

Hadîs-i şerîfleri, sahîh (doğru) veya bozuk olduğunu bilmeden söylemek, sahîh olsa bile, günâh olur. Böyle kimsenin hadîs-i şerîf okuması câiz olmaz. Hadîs kitablarından hadîs nakletmek için hadîs âlimlerinden icâzet (diploma) almış olmak lâzımdır. (Muhammed Hâdimî)

İmâm-ı Buhârî'nin rivâyet ettiği (naklettiği, bildirdiği) bir hadîs-i şerîfte şöyle buyruldu: İçinizde en sevdiğim kimse, huyu en güzel olandır.

Bir kimse ki, Kur'ândan, hadîsten anlamaz,
Cevâb vermemek gibi, ona cevâb bulunmaz.

(Şeyh Sa'dî)

Hadis :::


  1. Bu söz ve davranışları inceleyen bilim.

  2. Hz. Muhammed'in söz ve davranışları.

hâdis ::: yeni , sonradan var olan , meydana gelen

hadîs ::: hadis , peygamber sözü

hâdis ::: ‬meydana gelen

hâdis ::: yeni

hadîs ::: ‬hadis

hadîs ::: Peygamber sözü

hadis ::: (a. s. hudûs'dan.) 1) hudûs eden, çıkan, meydana gelen. 2) yeni, yeni çıkan.

Hâdis ::: Meydana gelen; çıkan; yeni çıkan

Hâdis ::: Meydana gelen; çıkan; yeni çıkan

hâdis :::

meydana gelen; çıkan; yeni çıkan

HADÎS :::

Her söylenişinde yeni haber gibi dinlenmeğe lâyık. Peygamberimizin (A.S.M.) sözü, emri ve hareketi. Sünnet-i Nebeviyye. Hadisten bahseden ilim. (Bak: Tevâtür

HÂDİS :::

Yeni. Sonradan olan şey. Değişen. Hudus eden